Lacoste, yeni global kampanyasıyla tenis köklerinden beslenen stil anlayışını yeniden odağa taşıyor. Marka, yıllardır kimliğinin merkezinde yer alan “Life is a Beautiful Sport” yaklaşımını bu kez daha sinematik, daha akışkan ve şehir hayatıyla iç içe geçen bir anlatımla yorumluyor.

Kampanyanın merkezinde Paris sokaklarında başlayan bir koşu yer alıyor. Elindeki tenis topuyla hareket eden genç bir kadın; bahçelerden ara sokaklara, Opéra’dan golf sahalarına uzanan tempolu bir yolculuğun parçası haline geliyor. Paris Latino eşliğinde ilerleyen film boyunca tekrar eden “Pardon” kelimesi, hikâyeye hafif ama karakteristik bir ritim katıyor. Film ilerledikçe polo tişörtler, pileli etekler ve markanın ikonik parçaları sahnenin doğal bir uzantısına dönüşüyor. Hikâye, Court Philippe-Chatrier’de son buluyor ve tüm akışın aslında oyunu yeniden başlatan tek bir hareketin devamı olduğu ortaya çıkıyor. Genç kadın bir top toplayıcı kız olarak karşımıza çıkarken, karşısında Novak Djokovic yer alıyor. Kısa bir bakış ve küçük bir duraksama, filmin bütün atmosferini değiştiren en güçlü ana dönüşüyor.

İkonik kampanya filmleriyle tanınan Fredrik Bond imzalı yapım, diyaloglardan çok beden dili, ritim ve görsel atmosfer üzerinden ilerliyor. Kampanya görsellerinde ise Angelo Pennetta imzası öne çıkıyor. Polo tişörtler, Lenglen çanta ve pileli etek gibi Lacoste’un zamansız parçaları; doğal, modern ve şehirli bir estetik içinde yeniden yorumlanıyor.
27 Nisan itibarıyla yayına giren kampanya; film, açık hava, basılı mecra, dijital platformlar ve sosyal medya üzerinden global ölçekte izleyiciyle buluşuyor. Aynı zamanda Roland-Garros ile Lacoste arasındaki 55 yıllık ilişkiyi yeniden görünür kılıyor.

